THE WASHINGTON TIMES:
İRANLILAR TÜRKİYE'YE SIĞINMA ÇABASINDA
ABD'de yayımlanan The Washington Times gazetesinin 29 Eylül 2009 tarihli internet sayfasında, Iason Athanasiadis imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan İstanbul çıkışlı haberin özet çevirisi şöyledir:
12 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce İran'da bir coşku havası hâkimdi. Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejat'ın kuşkulu zaferinden sonraysa ülke protesto gösterileriyle sarsıldı. Bu sırada Mehdi tutuklandı, serbest bırakıldı ve tekrar tutuklandı. İkinci kez serbest bırakıldıktan sonra Türkiye'ye kaçmaya karar verdi.
Bugün Mehdi İstanbul'un Aksaray semtinde ne idüğü belirsiz otellerde saklanarak yaşıyor.
Pazartesi günü dünyanın dikkati İran'ın füze denemesine ve Cenevre'de yapılacak müzakerelere odaklanırken pek çoklarının hileli olarak gördüğü seçimlere yönelik protestolar devam ediyor. 100'den fazla kişi gösterilere katılmaktan hâlâ tutuklu bulunuyor.
Her ne kadar Birleşmiş Milletler haziran ayından beri İranlıların siyasi sığınma başvurularında önemli bir artış gözlemlemese de İstanbul'a yeni gelen yüzlerce İranlı bunun aksini gösteriyor. Dövülen, hapse atılan veya korkan İranlılar kaçıyorlar.
Gün içinde Uluslararası Af Örgütü veya Helsinki Yurttaşlar Asamblesine uğrayıp Farsça konuşan çalışanlardan mülteci statüsü için başvurup başvurmamak konusunda tavsiyeler alıyorlar. Zaman zaman ABD Konsolosluğunun İran işlerinden sorumlu ofisi çalışanlarıyla ihtiyatlı görüşmelerde bulunuyorlar.
Kendisini ve ailesini İran'da cezalandırılmaktan korumak için isminin açıklanmasını istemeyen ve Anadolu'nun küçük bir şehrinde gizlice yaşayan siyasi bir mülteci, "İranlıların vizeye ihtiyaç duymadıkları tek komşu ülke. Dubai'den ucuz ve İslam Cumhuriyeti'nin casuslarından kaçınmak daha kolay. Ama Türkiye'nin hükûmeti İslam Cumhuriyeti ile dost ve İstanbul Ettelaat (İran istihbarat) ajanlarıyla dolu." dedi.
Türkiye'deki birkaç yüz öğrenciden biri olan Mehrdad yeni gelenlere, dikkat çekmemeleri tavsiyesinde bulunuyor.
Sığınmacıların çoğu sıkı bir şekilde izlenen hava alanlarından kaçınmak için arabayla hatta yaya olarak geliyorlar.
Türkiye'nin tatil sezonu eylemcilerin yararına oldu ve sıradan turistlerin arasına karışmalarına imkân verdi.
Ankara'daki Birleşmiş Milletler ofislerine siyasi sığınma için başvuranların pasaportlarına el konuluyor. Türkiye'nin politikasına göre bir sonuç beklenirken, ki bu iki yıldan uzun sürebilir, başvuru sahipleri başkentten veya Türkiye'nin kozmopolit batı kıyısından uzak kırsal kentlere dağıtılıyorlar.
İran'dan kaçmak zorunda kalan ve mülteci statüsü için başvuran İranlı reform yanlısı gazeteci Delbar Tavakoli, "Türkiye'de üç tip İranlı var. Hicablarını çıkardıkları gibi bikinilerini giyip Antalya plajlarına koşanlar, Ankara'da ABD vizesi bekleyerek geçici bir diaspora topluluğu oluşturanlar ve Anadolu'daki şehirlere dağılmış, BM'den mülteci statüsü başvurusu konusunda bir cevap bekleyenler." dedi.
Mehdi mülteci statüsü için başvurmanın utancıyla, hapse girmek anlamına gelse de eve dönme isteği arasında gidip geliyor: "Eğer hapiste olsaydık dışarıda mücadele edenler için ilham verici olurduk. Burada Türkiye'de olmamız düşmanlarımıza bizi korkak gibi gösterme imkânı veriyor. İran'da kaçmak utanç vericidir."
İran'da laik bir demokrasi kurulmasını destekleyen Londra'da yaşayan eylemci Potkin Azarmehr, "İran yönetimi sürekli olarak demokrasi yanlısı eylemcileri, İran'ın ulusal güvenliğine karşı Batı destekli bir komplonun parçası olmakla suçluyor. Gerçek şu ki mücadele veren eylemciler aslında çok yalnız olan iyimserler." dedi.
Mehdi, ABD'nin ülkesine yönelik tutumundan her zamankinden çok hayal kırıklığına uğradığını söyledi ve "Afganistan ve Irak'ta demokrasiyi destekleyen bir ülkenin inisiyatifi ele alacağını sanıyorduk. Duymayı beklediğimiz kelimeler hiç gelmedi." dedi.
Mehdi, Facebook oturumunda geziniyor ve evden haberler alıyor. Her yeni tutuklama onu daha derin bir hüzne sürüklüyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor: "İran'dan kaçmak da başka tür bir işkence. Saygın bir ölüm ucuz bir yaşamdan daha iyidir."